Hüzün Mevsimi Sonbahar

Üzgündü altın sarısı yaprak. Aylardır bağlandığı güçlü kollar kendisini tutmak için artık çaba göstermiyorlardı. Oysaonlara tutunmuş, filiz vermiş, büyümüş, güçlenmişti. Onlara ve altında oturanlara gölge olmuş, serinletmişti. Şimdiyseonu değersiz bir varlıkmış gibi bırakıyorlardı. Geçmiş günlerin hiç mi hatırı yoktu? Ya şu yaşlı çınar ağacına nedemeliydi? Neden susuyor, neden durun, bırakmayın demiyordu? Narin, cılız bir ikindi rüzgârı tutunduğu güçlü daldankoparıverdi onu. Fazla eziyet çektirmek istemezmiş gibi de salına salına inmesine izin verdi. Son bir umutla öncetutunduğu dala, ardından koca çınar ağacına baktı. Ağlayan gözlerle onlar da, “Tabiatın kanunu bu. Elimizden bir şeygelmez.” dercesine bakıyorlardı. O an anladı düşmesi gerektiğini. Aşağıya indiğinde kendisinden önce gelmiş ve renklerikahverengiye dönmüş kardeşlerini görünce şaşırdı. Mutluydular, olması gereken buymuş ve olmuşçasına. Serin bir rüzgâresti. Kavak ağacının altında can alıcı sarı rengiyle oynaşan yapraklara karıştırdı onu. Yaprak başkadır sonbaharda.
 
Yorgundu, yeryüzüne bereket getiren yağmur damlası. Mevsimleri insanlara benzetirdi. Sonbaharı da yaşlı, bilge ve olguninsanlara. Ağır bir ömür geçirmiş, biriktirmiş, dolmuş ama kendinden de bir şeyler bırakmış. Verimliydiler, huzurluydularve dingindiler. Lakin saçları yapraklara nazire edercesine ağarmış, dökülmüş, belleri bükülmüş. Kendisini de sonbaharabenzetti yağmur damlası. Yavaşça bıraktı; kurumuş, gazel olmuş yaprağın üzerine. Sevinçten midir, nedir ışıl ışıl parladıyapraklar. Onların en çok da bu görüntüsünü severdi. Hasretle bekleyen toprağa akıverdi. Umut geldi tabiat anaya. Yenibir baharda, yeni yapraklara can olacaktı. Yağmur başkadır sonbaharda.
 
Sonbahar denince ilkokulda öğretmenimizin astığı mevsim şeridi gelir aklıma. Yıllardır asılmaktan buruşmuş, renklerisolmuş. O yıllarda mevsim şeritleri fazla bulunmazdı herhâlde. Sobalar kurulurdu resimde. Biz sobalı okullarda okudukilkokulu. Sobayı günümüz çocuklarının bir kısmına göstererek anlatmak zorunda kalsak da iyi biliriz. Odunlar, kömürlertaşınıyor. Yoğun bir hazırlık vardır, arkasından gelecek kara kışa. Ağaçlarda yapraklar azalmış, aksine meyvelerçoğalmıştır. Yerlerdeki yaprakları süpüren temizlik işçileri resmin değişmeyen ögesidir. Yaprakları neden süpürürler hâlâanlamış değilim. Tatlı, ılık bir rüzgâr essin. Uçursun, dans ettirsin onlara. Ve son olarak ceketleri ilikletecek, şemsiyeleriuçuracak kadar sert esen rüzgârla birlikte yağmurlar görülür. Sonbahar hazandır, hüzün mevsimidir. Sonbahar sarının bintonudur. Sonbahar değişimdir. Sonbahar garibandır. Ben mevsimlerden en çok sonbaharı severim.
 
 

Yorum bırakın