Mardin, 2022

Söz Oyunu

Bulutların üzerinde uçuyoruz
Buldum seni çocuk
Anlat bakalım geçen yılları.

“Zaman güçlü bir rüzgardı,
Zevklerin en büyüğü
“Artık insen nasıl olur?” diyordu,
Bense dönen dolapta sürekli
“Tecdid” diyordum.
Neden inecekmişim?
Mavi saçlı bir kız
göründü karşıdan,
Dönme dolapçı daha paraları toplayamadan,
Bana elini uzattı.
En yüksek dolaptan,
Daha da yükseklere,
Ve el ele uçmaya başladık,
Beyaz bulutları delerek,
Kendimize bir oyun sahası kurduk,
Bize özel,
Sözle güzel oyunlar bulduk,
Ona cebimden çıkarıp Kenger sakızı verdim,
“Daha, daha” dedi.
Ceplerimi karıştırıp,
Bütün balonları çıkardı,
Rengarenk,
ama hepsi eskiydi
Her birini bir kızdan almıştım,
Daha ben geri alamadan,
Attı hepsini
bulutlardan aşağı,
Cebinden masmavi bir balon çıkardı
Şişirmem için verdi.
Biraz ben, biraz o şişirdik
Başımızdan büyük bir iş başardık
Ayaklarımız bulutlardan kesildi,
Son anda elimden tuttu.
Bilmediğimiz havalarda,
Ve rengarenk bulutları delerek,
Sağlam bir taht arıyorduk.

“Cebel Şeyh Şı’ran ayaklarımızın altında,
Ve Kral kızının tahtı belli belirsiz,
Solumuzda Deyrül Za’faran,
Önümüzde Mardin kalesi.
Firdevs’te ateş yakmışlar,
Kralın kızının kırdığı bıttımların kabukları görünüyor,
o kadar yakınındayız tahtının.
Ellerimiz, ayaklarımız buz tutmuş,
Ellerini elime alıp ısıtıyorum.
Küçücük parmaklarını öpüyorum ısıtmak için,
Aşağıda Meydan Başında Alman askerler talim yapıyor.
Kal’ıt Mara’lılar şaşkın,
Bu Haçlı ordusu, onları koruyacak mı?
Kocaman bir kaya Kral kızının tahtı,
Mardin’e hakim.”

Tarih anlatıyor bana çocuk,
Aşklarını anlatıyor.
Sözünü kesiyorum
Konuşma sırası bende diyorum.
Uzun bir nefes alıp aşağı atlasak,
Meydanbaşında neredeyse nefes almadan yürüyeceğiz, korkumuzdan öleceğiz,
Bayram yeri, dönme dolaplar,
Bulutların üstünde icat edip oynadığımız söz oyunları,
Güneşe konmuş kar gibi,
yok oluverecek.

Çocuk “elimi bırakmaz, sıkı sıkı tutarsan, birazdan yine havalanırız”
diyor.
Ellerimi tutuyor,
nefesiyle ısıtıyor.
Üşümemi, hastalanmamı
istemiyor.
Keyifle gülüyorum
Halâ çocuksun diyorum
Senin renkli balonlarını
çalan mavi saçlı kız benim diyorum,
Bu dönme dolap bizim
Bundan böyle
bulutların üstünde
yaşayacağız,
Asla yere inmek yok
Söz oyunu sürecek
Ölene kadar.

 

*Bu şiir bir kolaborasyon örneğidir. Kolaborasyon, birlikte çalışma, işbirliği anlamı taşır. Dünya edebiyatında çeşitli örnekleri mevcuttur.

Yorum bırakın