Bir Yudum Kahve

Masanın üstünde İki fincan, birbiriyle bakışan
İkisinin yanında kalplerinin yarısı,
Yarısı daha güzel bir diğer yarısından
Taşıdıkları yarımların rengi, altından
Ve altlarında yuvarlak, çizgili bir divan
Masanın üstüne boylu boyunca uzanmış iki hükümran!
Yatakları hazırlanmış kahverengi bir ağacın ormanından
Her şey ne hoş ne kadar da hazır.
Tam zamanı bir yudum kahve olmanın,
Öğütülmüş çekirdeklerin arasından,
Dudaklarından sallanıp içini sıcak tutan,
Tam da zamanı bir yudum olmanın.
Damağında acı ve keyifli bir tat bırakan,
Bir yudumunun kırk yıla değdiği,
Tam zamanı bir yudum kahvenin!
Dilinden yuvarlanıp yüzüne tebessüm olan,
Başında köpüğüyle ve tüten dumanıyla.
Bir yudum kahve olmanın tam zamanı
Sana, beni hatırlatan, hatırı kırk yıl sayılan.

 

 

Yorum bırakın