Ağıt

Saklı baharlar kaldı kucağımda,
Açmamış zambaklar hiç kokmayacak
Hasret kalmış bir damla suya tomurcuk
Narin boynunu bükülmüş usulca solmakta.
Yürek çorak…
Yürek soğuk…
Yürek hasta…
Yalancı baharlardan tek bir gün duayla,
Sözde ağıt gözde yaş olmuş,
Beyaz gecelerin sonsuzluğunda,
Toprak utancından mahcup açmış koynunu,
Ayva kokulu analar yağmakta.
Toprak yarık…
Toprak yorgun…
Toprak yasta…
Bağrıma saplanan sancıdır uyandıran,
Sessiz bir çığlıktır ki yankılan yeryüzünden arşa.
Dayan doğum vaktidir ki şafak çok yakında,
Acıya bürünmüş titreyen candan can kopmakta
Can eksik…
Can soğuk…
Can yarım…
Toprak olmuş can,
Can toprakta açmakta.

 

2 thoughts on “Ağıt”

Yorum bırakın