Enkaz Başında Beş Günün ve Mustafa’nın Ardından

 Sevgi dili nasıl başkaysa herkesin, acı dili de başka. Kendimi yerlere atıp saçımı başımı yolarak ağlayamıyorum ben, yazmak geliyor elimden sadece.

 Beş gündür umudum hiç kaybolmadan bekledim, hiç tanımadığım bir arkadaşınla telefonda hüngür hüngür ağlayarak, dualar ederek, birbirimizi umutlandırarak bekledik, son ana kadar.

 Sanki tüm duygular çarkıfelek çemberine dizilmiş an be an çevirdikçe bahtıma çıkanı yaşıyor gibiyim.

 Çarkıfeleğin bir yanı isyanla dolu. Bu kadar yerin dibine girmeyi hak eden varken, bu payın sana düşmesini kabullenemiyorum. Daha çok küçüksün sen, melek gibisin hem. Ailedeki herkesin sağ kolu, gözbebeğisin.

 Mesajlarını okuyorum tek tek, fotoğraflarına bakıyorum, öldüğüne inanamıyorum. Hep ağlıyorum, daha çok ağlarım ben sana Mustafa, üç günde biter mi hiç yas! Hele bir oralara geleyim sen o zaman gör! Daha çok ağlarız biz Mustafa, kuzenlerle arayıp birbirimizi.

 Bayram deyince senin mangal başındaki varlığın geliyor aklıma, senin selfie çektiğin kalabalık sofralar, elimizde ıslak havlularla gün batımında denizden dönüşümüz, her neye ihtiyacım olsa orda “Mustafa nerede?” deyişim. Biz oralara gelsek de artık bize bayram gelmez Mustafa.

 Diğer yanım şükürle dolu; çok sevildin çünkü, hep kıymetlimizdin. Üniversiteden tatile geldiğimde üç yaşındayken gece annen sanıp yanıma geldiğinde, “Annen içerde,” demek yerine usulca seni koynuma alıp sardığım geceye, büyüdüğünde ben korktuğum zaman tutabildiğim eline, kimselere emanet edemediğim evladımı deniz ortasında sana emanet edecek kadar verdiğin güvene, deniz çıkışı karşılıklı gömdüğümüz dürümlere, kızıma limonlu kek yapan o kocaman yüreğine, köyde semaver başında geçirdiğimiz gecelere şükürler olsun.

 Kaç kez demişimdir sana kim bilir “Senin gibi oğlum olacağını bilsem, bir dakika beklemem,” diye… Oğlum olmasan da seni bana kardeş kılana, dünyaya getirip emaneti sahibine tertemiz gönderen annenin babanın varlığına şükürler olsun. Sabırları sonsuz olsun.

 Çarkıfeleğin bu yanına, bu duyguya tutunacağım ben baş edebilmek için.

 Daha ben çok yanarım…

 Daha ben çok yazarım sana Mustafa.

2 thoughts on “Enkaz Başında Beş Günün ve Mustafa’nın Ardından”

  1. Acı böyle abartısız böyle içten anlatılabilir. Acı böyle insanca yaşanır. Ağladım… Senin yerine de ağladım. ❤️

  2. Yüreğine sağlık canım ben senin kadarını bile yazamıyorum konuşamıyorum içime gömdüm bütün üzüntümü düşlerimi gözyaşlarımı şimdi daha güçlü durma vakti bize…

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir