Banu Balaban

Çerçeve

İnsanoğlu kendini, Küçücük ahşap bir çerçeveye sığdırdı, Acısı kederi hüznü neşesi Ve 21 gramlık ruhuyla. Hisleri hep yarım yarımdı, Ne neşesi kahkahalı, ne hüznü derin. Sonra kalın paslı bir çivi çaktı duvara, Astı ipinden kendini. Çatlak duvardaki yamuk çerçeveden Dünyaya baktı insan. Bir baba ağladı ölen yavrusuna, “Erkekler ağlamaz!” dedi o buyurgan ses; Gözyaşı yok …

Çerçeve Devamı »

Ne Kadar Yolumuz Kaldı?

 Brrr. Hava tahminimden soğukmuş. Anne, şalını iyice sar boynuna. Anneeee? Sana diyorum. Kulaklığını takmadın mı sen yine? Afacan çocuk gibisin bazen. Neyse beş dakikalık yol. Gel oturtayım seni şöyle arkaya. Kemerini tak yine de ne olur ne olmaz. Ay boşa konuşuyorum, duymuyor ki.  Nerden aklına geldi de tutturdu şeftalili kek diye? Kış günü. Şeftali reçeli …

Ne Kadar Yolumuz Kaldı? Devamı »

Lastik Çizmeler

 Ayağına birkaç numara büyük gelen siyah lastik çizmeleriyle çamura bata çıka koşuyordu Samet. Yağmur geceden beri bardaktan boşanırcasına yağmış, lakin bulutlar ağlamaktan yorgun düşmüş olacak ki son birkaç saattir sadece uzaklardan gök gürültüleri duyulur olmuştu. 35 numara ayakların altında ezilen çamurun çıkardığı vıcık vıcık sesler, sabahın erken saatlerinde yer yatağında uyuyor numarası yaparken duyduğu ve …

Lastik Çizmeler Devamı »