Ay: Nisan 2024

Bıçağın Ucunda Alevden Nar

Meteor sabahın gözyaşlarında unuttu Tanrı harflerini, Koridorda ışık ve karanlık, Ye’cüc ‘ün şemsiyesi, hiçbir yağmurun kentlere inmediği Vivaldi Sokağı göğsümde sur diye taşıdığım,  “Ene’l-Hakk” ateş büyüsü ağzımın kanlı denizinde, eşkıyalar indi yeryüzüne, baştan yazıldı kitaplarım Benim mermerden kıtam dinozorlar çağı,  yırtıcı kuşların sadist dansı(Çocuktum ve bir filmde görmüştüm, kırmızı beşik doğanların mezar taşıydı) Kollarımda serum,  …

Bıçağın Ucunda Alevden Nar Devamı »

Obur Dünya

 -Lütfen bu yazıyı aç karnına okumayınız, yemeklerden sonra bünyenize alınız.-  İnsanoğlunun yemeğe olan tutkusu, pek öyle yabana atılacak şey değildir. İçinde çok fazla tecrübe ve anı saklıdır.   Bu akşam ne pişirsek diye düşündüğünüzde internet bağlantısı olan bir yerdeyseniz ilham alabileceğiniz o kadar çok veriye erişiminiz mümkün ki bu kadar fazla kaynakla boğulmamak elde değil. Gerçekten …

Obur Dünya Devamı »

Kadınlar, Eleştiri Ahlakı, Sanat ve Edebiyat Üzerine

Öylesine yalnız ve acizdiler ki ancak diğerlerinin yaşamlarındaki gedikleri bularak kendi hayatlarında çoğaldıklarını hissederlerdi. Kadınlar kimi zaman tehlikeliydi. Özellikle hayatta gerçekten hiç sevilmemiş, kendisiyle bütünleşememiş ve dedikoduya ayıracak bolca vakti olan kadınlar…  Seçilen kurbanın hayatını, yaşam tarzını ve/veya hikayelerini alçakça yererek içlerindeki arsız, şişkin egolu, haddini aşan cüretkârları perdeliyorlar ve böylelikle kendilerini çok daha kadınsı …

Kadınlar, Eleştiri Ahlakı, Sanat ve Edebiyat Üzerine Devamı »

Sararmış Yapraklar-Aşk Hikâyesinin Ötesinde

 Yönetmen ve senarist Aki Kaurismäki’nin 2023 Cannes Jüri Ödülü’nü kazanmış on dokuzuncu filmi Sararmış Yapraklar, 2024 yılının başında Mubi’de gösterime girdi. Kaurismäki filmlerinin beni etkileyen en büyük özelliği değişik mizahi anlayışla harmanladığı minimalist olay örgüsüdür. Fazladan konuşma, uyumsuz melodiler, gereksiz eşyalar, can alıcı ışıl ışıl renkler yoktur Kaurismäki’nin filmlerinde. Her sahne tek başına başyapıttır. Hemen …

Sararmış Yapraklar-Aşk Hikâyesinin Ötesinde Devamı »

Deli Osman

 Bu yılın da bitmesine az kaldı. Nihayet üç ay sonra, bu gıcırtılı tahtalardan kurtuluyoruz. Bu yağmurlarda, geçici onarımla çatıdan damlayan suları engellemeye çalışmamız artık nafile.  Ahşap merdivenlerin trabzanları da yaşım kemâle erdi, zor duruyorum ayakta gıcırdamalarıyla sallanmaya başladı. Alt katta ortaya yakın yerdeki odun sobası, soğuk havalarda çıtır çıtır  yanarak ortamı ısıtmakta. Dipte köşedeki nostaljik …

Deli Osman Devamı »

Onur Kuralı

“Yaşamana izin veriyorum, çünkü senden güçlüyüm.”  Kayıtlı insanlık tarihinde ilk savaşlardan günümüze, savaşların tamamının ateşkes-barış süreleri üç yüz yıla tekabül etmekte. Yaklaşık on iki bin yıl öncesinden bugüne bakıldığında bahsi geçen süre irkilmemiz için yeterli.  Gelelim Onur Kuralı tanımına.  Sözde savaş kurallarına göre bir savaşçının, savaşamayacak durumda olan başka bir savaşçıya saldırmasını men eden kuraldır. …

Onur Kuralı Devamı »

Vergina

Yücel Kralımız, efendimiz Işık saçtınız dört bir tarafa Anadolu bir başka Macar sınırından ötesi bambaşka İşte siz kralımız bu koca coğrafyanın ortasında Size şükrederiz. Sizden ekmek ve su dileriz.   Elimizde ne varsa ne yoksa hepsi sizin Dinimiz de kitabımız da sizsiniz Tek dileğimiz o koca yüreğinizden Bir şehir var sessizce dağlardan öte gökyüzüne değen …

Vergina Devamı »

A Y R I M: Kadın Şeflerin Rüyası

Marin Alsop, Amerikan orkestrasını yöneten ilk kadın olan şef oldu.  Xian Zhang, 20 yaşında Pekin’deki Merkez Opera Binası’da Le nozze di Figaro’yu yöneterek ilk çıkışını yaptı.  Meksikalı Alondra de la Parra Avustralya’nın ilk kadın şefi olmayı başardı.  Sian Edwards Londra’daki Kraliyet Opera Binası’nda Tippett’in The Knot Garden’ını yöneten ilk kadın şef oldu.  Sera Tokay, Carnegie …

A Y R I M: Kadın Şeflerin Rüyası Devamı »

Renoir’dan İzlenimler

 Geçtiğimiz yazılarımda Empresyonizm akımından bahsetmiştim. Hatırlayacaksınız, nam-ı değer “İzlenimcilik” akımının temsilcileri, doğanın ve günlük yaşamın anlık izlenimlerini yakalamayı amaçlayıp dış mekanlarda ve doğal ışık altında çalışmayı tercih ederlerdi.  Geçen hafta hayranlıkla yine bu tablonun karşısında buldum kendimi. Paris Musee d’Orsay’ın o ihtişamlı koridorlarında sergilenen bu muhteşem eserle biraz sohbet ettik. Paris’in 1800’lerdeki eğlence yeri, aynı …

Renoir’dan İzlenimler Devamı »

Keşke Tekrar Tanışabilseydik: Reprise

 Reprise (Tekrar); yarı Norveçli yarı Danimarkalı yönetmen Joachim Trier’in ilk uzun metrajlı filmi, aynı zamanda Oslo Üçlemesi’nin de ilk filmi olarak öne çıkıyor. Üçlemenin başrolünde Oslo var ve hikâyeler birbirinden bağımsız da olsa karakterlerin hepsi en gerçek ve belki de en melankolik hallerinde bir kimlik arayışındalar. Trier’in daha ilk filminden çok iyi bir gözlemci, farkındalığı …

Keşke Tekrar Tanışabilseydik: Reprise Devamı »